Kapat

Yasin Suresinin Tefsiri

Yasin Süresi parcalacorp 699 views

Kalbü’l Kur’an olarak da bilinen Yasin suresi, Cin suresinden sonra nazil olmuştur ve 83 ayetten oluşmuştur. Mekke’de nazil olduğu bilinen Yasin Suresi ismini baş kısımda yer alan ‘’Ya ve Sin’’ harflerinden almaktadır. Yasin Suresinin ayetleri farklı konular işlediği için her kısmın kendi içerisinde farklı bir tefsiri bulunmaktadır. Yasin Suresinde her konu için ayetler inmiştir. Kendi içlerinde de âlimler tarafından tefsiri yapılmıştır.

1. ve 6. ayetlere kadar Yasin Suresinde Hz. Peygamberin peygamberliği doğrulanmış ve Kur’an-ı Kerim’in neden inzal edildiği açıklanmıştır. Buna göre Hz. Peygamber’e hak yol üzerinde olduğu ve tasalanmaması gerektiği söylenmektedir.

7. ve 12. ayete kadar olan kısımda ise Hz. Peygamber (s.a.v.)’e hitaben kâfirlerin durumları anlatılmaktadır. Kâfirlerin neden iman etmediği neden dik başlı oldukları anlatıldığı gibi bu kişilere ne yapılırsa yapılsın iman etmeyecekleri anlatılmaktadır. Resulullah (s.a.v.)’e sadece çağrıya uyanların kulak vereceği ve bu kişilerinde sonsuz bir mükâfatla karşılanacağı bildirilmektedir. Her şeyin Kur’an-ı Kerim’de yazdığı açık olarak da beyan edilmiştir.

13. ve 29. ayete kadar bir kavme gelen Peygamberlerden bahsedilmekte ve bu Peygamberlerin beşer olmalarından dolayı nasıl alay edildiği ve kabul edilmediği anlatılmaktadır. Aslında burada geçmiş kavimlerden örnekler gösterilerek hafızalar yoklanmakta ve gerçek gözler önüne serilmektedir. Kavmi uyarmak için şehrin bir ucundan gelen şahıs hakkında da çeşitli söylentiler bulunmakla birlikte kim olduğu konusunda belirli bir açıklama yapılmamıştır.

30. ve 42. ayetlere kadar kâfirlerin peygamber geldiğinde onunla nasıl alay ettiklerine değinilmiş ve bir önceki ayetlerde anlatılan Peygamberlerle alay edilmesinden dolayı kâfirlerin nasıl helak edildiği haber verilmiştir. Bütün bu kâfirlerin Allah’ın huzuruna getirileceği anlatılmaktadır. Bu ayeti kerimelerden sonra kullara Allahu Teâlâ tarafından verilen nimetler tanıtılmakta ve bu nimetlerin tek bir yaratıcısı olduğuna dikkat çekilmektedir. Ölü topraktan nasıl yiyeceklerin çıktığı, hurmalıkların, pınarların nasıl bir anda yerden fışkırdığı, gecenin ve gündüzün işleyişi, güneşin dünya etrafında nasıl döndüğü gibi konular anlatılıp şükredip, şükretmeyecekleri kullara sorulmaktadır.

43. ve 50. ayete kadar olan kısımda kâfirlerin durumlarından bahsedilmektedir. Kâfirlerin bir süre daha imtihan olarak yaşamaları istenmiş ve Allah’ın ayetleri geldiğinde nasıl yüz çevirdikleri anlatılmıştır. Müminlere siz aldanıyorsunuz gerçekleri göremiyorsunuz diyen kâfirlere karşılık birden ölüverecekleri ve ailelerinin dahi onlara yardım edemeyeceği bildirilmiştir.

51. ve 59. ayetler arasında ise kulların öldürüleceği ve tekrar diriltildiğinde ise kâfirlerin bizi kim diriltti deyip Resullerin söyledikleri gerçekmiş dediklerine değinilmiştir. İnsanların o gün tekrar toplanarak huzura gelecekleri ve herkesin yaptığının karşılığını alarak cennete ve ya cehenneme gidecekleri açıklanmıştır. Cennetliklerin tahtlarda, nimetler içerisinde ve Allah’ın rahmetine nail olmuş bir şekilde Rabbin selametinde yaşayacakları açıklanmıştır. Suçluların ise cennetlik kullardan başka bir tarafa ayrılması söylenmiştir.

60 ve 68. ayetler arasında kullara şeytanlara ve cinlere hizmet etmeyin, onlara uymayın çağrısı yapılmıştır. Allah’ın yolundan ayrılmadan kulluğa devam edilmesi gerektiği ayeti kerimelerde söylenmiştir. Ancak kulluğu bırakanların durumu ise açıklanarak onların cehennemlik olduğu ve onların kıyamet günü ağızlarının susup azalarının konuşacağı anlatılmıştır. Eğer Allah dileseydi bu kulların şekillerini değiştirip, hareketsiz kalmalarını sağlayabilirdi. Bunu anlamayan kullara akıllanmazlar mı sorusu sorulmaktadır.

69. ve 83. ayetler arasında ise ilk olarak Kur’an-ı Kerim’in bir şiir değil bir zikir olduğu açıklanmıştır. Kur’an dirileri uyaran ve doğru yola ileten bir ilahi hitap olduğu söylenmektedir. Ayrıca Allahu Teâlâ’nın vermiş olduğu diğer nimetlere de değinilmiştir. Allah’tan başka şeyleri ilah edinenlerin hesap günü bunlardan yardım isteyeceği ancak yardımın gelmeyeceği söylenmektedir. İnsanın bir sperm gibi küçük bir şeyden yaratıldığı halde nasıl olup da kendisini yaratana karşı geldiği kullara söylenmektedir. Öldükleri halde kemiklerini tekrar diriltecek olanın Allah olduğu söylenmiş ve ayetlerin sonunda bütün her şeyi yaratanın sadece bir ‘’Ol’’ demesi ile her şeyin olacağını ve her şeyi elinde tutanın yine Sübhan olan Allahu Teâlâ’ya döndürüleceği ayetlerde anlatılmıştır. Allah’ın kullar üzerindeki gücünün bir ‘’Ol’’ sözüne baktığı da anlatılmaktadır.

Kaynaklar

 

(1)Seyyid Kutub, Fi Zilali’l Kur’an

(2)Diyaet, Kur’an Yolu

(3)Celaleyn Tefsiri

(4)Elmalılı Hamdi Yazır, Hak Dini Kur’an Dili

(5)Sabuni, Safvetü’t Tefasir

Sosyal Ağlarda Paylaş

{parcalacorp}

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*