Kapat

Yalancı Şahitlik Yapmak

Cinler ve Şeytan parcalacorp 839 views

Yalan; kişinin bildiği bir şeyin tam aksini söylemesi durumudur. Yalan dinimizce haram kılınmış ve yasaklanmıştır. Kuran-ı Kerimde; ‘’ ey iman edenler, yalan sözden kaçının ‘’ ( Hac suresi, 20 ) ayeti bulunmaktadır. Bu ayet ile yalanın dinimizdeki yeri belirtilmiştir.

Peygamber efendimiz (sav) yalancılıkla ilgili olarak; ‘’ ey inanlar. Yalan kötülüğe, kötülük cehenneme götürür. Yalan söyleye söyleye Allah katında yalancı yazılırsınız’’ buyurarak yalanın ve yalancının ahiretteki akıbetini belirtmiştir.

Yalancı şahitlik ise, İslam dininin yasakladığı en büyük günahlardan birisidir. Tevhid inancına sahip bir müminin eş dost ve akraba hatırı veya çıkar, menfaat için hakim karşısında yaptığı şahitlik çok büyü vebal taşımaktadır. Yalancı şahitlik sonrası mazlum tarafın cezalandırılmasına sebep olunması, maddi çıkar elde edilmesi Allah’a şirk koşulmasından sonra gelen en büyük günahlardandır.

Yalancı şahitlik yapan kimse üç farklı günah işlemiş olur. Dinimizin yasaklamış olduğu yalan söyleme günahını, haksız olan birine yardım ederek çıkar elde etme ve mazlumu haksız yere cezalandırılmasını sağlamaktan dolayı kul hakkı yeme günahını, dinimizin haram kıldığı ve yasakladığı günahları işleyerek en büyük günahı işlemiş olur.

Yalancı şahitlik yapmanın günahı için yüce Allah cc. Nisa suresinde şöyle buyurmaktadır: ‘’ Ey iman edenler. Adaleti titizlikle ayakta tutan, kendiniz, ana, babanız, akrabanız aleyhinde de olsa Allah için şahitlik eden kimseler olun. Zengin olsunlar, fakir olsunlar Allah onlara sizden daha yakındır. Hislerinize uyup, adaletten sapmayın, eğip, büker yahut şahitlik etmekten kaçınırsanız bilin ki Allah yaptıklarınızdan haberdardır.’’ şeklinde buyurmuştur.

Yalancı şahitlik yapan veya yapmayı düşünen kişi ve kişiler başkalarının çıkarı ve dünyaları için yalan söyleyecek, mazlumların ve haklıların haksız duruma düşerek cezalandırılmalarını sağlayacaklardır. Bu şahitliklerinden dolayı günah işlemiş olup ahiret mutluluklarını da kaybetmiş olacaklardır. Yalancı şahitliğin kefareti, kazası veya kefaleti yoktur. Yalancı şahitlik yapmış biri sadece içinden gelerek, pişman olduğu için tövbe ederse bir nebze de olsa vicdanını hafifletebilir. Öte yandan kul hakkı yendiği ve maddi çıkar için dinimizce haram kılınmış olan yalancı şahitliği yaptığı için günahları bağışlanmış olmayacaktır.  Yalancı şahitlik yapmış bir kimse bu durumu telafi etmek için; mağdur olmuş mazlum kimsenin zararını telafi edip helallik alacak, pişman olduğu için yalvarıp tövbe ederek Allah cc. Katında affedilmeyi bekleyecektir.
Peygamber efendimiz (sav), yalancı şahitlikle ilgili olarak; ‘’ ben de bir insanım. Sizler aranızdaki, anlaşmazlıkları bana getirmektesiniz. Olabilir ki biriniz delilleri diğerinden daha iyi sunar, bende ondan duyduğum kadarı ile hüküm verebilirim. Bu şekilde kime kardeşinin hakkını vermişsem ona ateşten bir parça vermiş olurum’’ şeklinde buyurarak yalancı şahitliğin cehennem azabı ile cezalandırılacağını bildirmiştir.

Yalanın ve yalancı şahitliğin kul hakkına girmek olduğu, günahların en büyüğü olduğu ve cehennem ile cezalandırılacak olmasından dolayı yalandan ve yalancı şahitlikten kaçınmalıyız.

Sosyal Ağlarda Paylaş

{parcalacorp}

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*