Cinler ve Şeytan

Şeytanın İnsana Saldırma Yöntemleri

Kur’an-ı Kerim’de insanoğlunun en büyük düşmanı olarak gösterilen şeytanın insanlara farklı yollardan saldırarak günaha sürüklediği açıktır. Yasin Suresi 60. ayeti kerimede ‘’Ey Âdemoğulları! Ben sizden şeytana kul olmayacağınıza dair söz almadım mı?  Muhakkak ki şeytan sizin apaçık düşmanınızdır.’’ buyurulmaktadır. Buradan çıkarılan anlama göre şeytan insanları yoldan çıkarmak için insanlara türlü tuzaklar kurmaktadır. İnsanoğluna yaklaşırken en küçük ayrıntıları dahi es geçmeyen şeytanın insanlarda aradığı noktalar aslında insanoğlunun zaaflarıdır.

 

Şeytanın Saldırdığı Noktalar

  • Şeytan insanoğluna zaaflarından yaklaşır. Mesela fakir bir insanın zaafı paradır ve bu insana maddi yönden yaklaşması gerektiğini bilen şeytan bütün tuzaklarını bu yönde kurar. İnsanlar bu durumdan korunmak için eksikliklerini bilmeli ve bunların imtihan olduğunu düşünerek Allah’ın yolundan ayrılmamalıdırlar.
  • Korumasız olan insanlar şeytanın saldırısı için daha müsaittirler. Manevi anlamda kendini güçlü hisseden ve Allah’a tam olarak yönelen kulların maneviyatları da güçlü olduğu için şeytan bu kişilere kolay kolay yaklaşamaz. Kur’an okuyan, namaz kılan, Rabbine tam bir imanla bağlanmış kişiler şeytanın en zor yoldan çıkardığı kişilerdir.
  • Şeytan insanlara en zor zamanlarında yaklaşır. Zor durumda olan kişi sıkıntının verdiği zorlukla birlikte Allahu Teâlâ’nın yolundan sapar. Yalan söyler, hırsızlık yapar ve ya başka işler başına geçer.
  • Şeytanın en sevdiği şeylerden biri de insanlara vakti sonsuz göstermektir. İnsanlara ibadet vakitleri için daha zaman olduğunu söyleyerek namazlarından alıkoyar. İşlerinin yoğunluğunu göstererek dua etmelerine engel koyar.
  • Şeytan insanların bütün vücudunda dolaşabilir ve insanlara Allahu Teâlâ’yı unutturabilir. Rabbinden uzaklaşan kişiler ise şeytanın adımlarına uymaya başlar. Ayrıca şeytan ahiret hayatını ve ölümü de insanoğluna unutturarak eğlenceye daldırır.
  • Şeytan insanların yapmış olduğu haram şeyleri helal olarak gösterecek kılıflar bulur. Yalan söylemek gibi şeylere pembe yalan der. Kalbin temizdi onun için böyle yaptın der ve kulları yavaş yavaş günaha çeker.
  • Eğlenceli olan hayatı süslü göstererek bu hayatın içindeki günahları ve pislikleri insanoğlundan gizler. Gözlerinin önüne perde çekilmiş gibi olan insanoğlu ise güzel sandığı hayatı daha sonra görür ama iş işten geçer.
  • Kişinin elindekiler ile övünmesini ve büyüklenmesini sağlar. Bir kişi zenginse malı ile ilim sahibi ise ilmi ile ya da çeşitli varlıkları ile övünür ve kalbine kötülüklerin kaynağı olan kibir yerleştiğinde müminlikten eser kalmaz.
  • Allahu Teâlâ’nın rahmeti ve merhameti sonsuzdur ancak insanlara bu rahmetin her halükarda geçerli olduğunu ne kadar günah işlenirse işlensin Allah’ın yine hepsini affedeceğini düşündürür.
  • İnsanlar arasında yaşanan kavgalar sonucu kulların birbirleri ile olan iyi günlerini hatırlatmaz ve sürekli kötülüklerini akıllara sokar. İyi günlerini hatırlamayan kişiler kötülükleri hatırladığı için arkadaşları ile arası bozulur ve komşusu ile görüşmez olur.

Kaynaklar

 

(1)Şeytanın Hileleri, Muhyiddin-i Arabi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir