Hz. Muhammed

Resulullah Efendimizin Kılıçları

Peygamberimizin dokuz (9) kılıcı vardı.

Babasından kalan ve Mehsur adıyla anılan kılıç : Bu kılıç Peygamberimizin Medineye hicreti sırasında yanında bulunuyordu.

Abd isimli kılıç : Bu kılıcı Peygamber Efendimize Sahad Bin Übade hediye etmiş. Peygamberimiz Bedir savaşına giderken yanında götürmüştü.

Zülfikar : Kureyş müşriklerinden Münebbih Bin Haccacın veya Aspin Münebbihin kılıcı olup Bedir savaşında ganimet olarak kalmıştı. Sırtında bir takım gedikler bulunduğu için Zülfikar denilmişti. Peygamberimiz Zülfikarı Hz. Ali’ye hediye etti. Zincirleri,kabzasının başı ve bağının halkaları gümüşten olan Zülfikar hep Hz. Ali’ de kaldı ve onu kullandı. Peygamberimiz vefat ettikten sonra, Hz. Ebubekir’e başvuran Hz. Abbas, Hz. Ali’den Zülfikarı almak istedi. Fakat Hz. Ebubekir “Ben Zülfikarı Peygamberimizin vefatının ardından devamlı olarak, Hz. Ali’nin elinde görürdüm. Kendisinden bunu çekip almayı hoş bulmam” dedi. Hz. Abbas da Zülfikarı Hz. Ali’ye bıraktı.

Resullulah Efendimizin mızrakları da şunlardı : Benikaynuka yahudilerinden Peygamber Efendimize üç adet mızrak savaştan ganimet olarak kalmıştı. Peygamberimizin mızraklarından olan birinci kılıcının adı Müsvi, diğer ganimet olarak kalan kılıcın adı da Müsna idi. Peygamberimizin Beyza diye anılan büyük bir harbesiyle Aneze diye anılan mızraktan küçük bir harbesi de vardı. Naba diye de anılan bu harbeyi Habeş necaşisi Zübeyir Bin Avvam’a vermişti. Peygamberimiz Hayber savaşından dönerken onu Zübeyir Bin Avvam’dan aldı. Habeş Necaşisi Asama Peygamberimize üç Aneze mızrak göndermişti. Peygamberimiz üc Anezeden bitanesini kendisi kullanmak için ayırıp, ikinci olan Aneze Mızrağı Hz. Ali’ ye ve sonuncu Aneze mızrağını da Hz. Ömer’e hediye etmişti. Ramazan ve Kurban Bayramlarında Peygamberimizin Anezesini namazgaha kadar Bilal Habeşi alıp, Peygamber Efendimizin önünde taşıyıp, orada Peygamberimizin önüne dikerdi. Peygamber Efendimiz de Bayram namazını ona doğru yönelerek kıldırırdı. Peygamberimizin vefatından sonra Bilal Habeşi bu anezeyi bayramlarda Hz. Ebubekir’in önüne taşıyıp namazgahda önüne dikerdi. Hz. Ebubekir’den sonra, Hz. Ömer ve ondan sonra da Hz. Osman devrinde bu vazife Müezzin Sadül Karas tarafından aynı şekilde yapıldı. Medine valileri zamanlarında da böyle yapılmaya devam edildi.

Related Articles

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir