Oruç

Ramazan Orucunun Kefareti

Ramazan orucu Allahu Teâlâ tarafından belirlenmiş olan günlerde yeme, içme ve cinsel ilişkiden uzak durulması gereken ibadete denilmektedir. Ramazan orucu Kur’an-ı Kerim’de ‘’Ey iman edenler! Oruç sizden önce gelip geçmiş ümmetlere farz kılındığı gibi size de farz kılındı. Umulur ki korunursunuz.’’ (1) Bakara Suresi, 183 ayeti ile farz kılınmıştır. İslam dinine göre farz olan ibadetlerin çeşitli nedenlerden dolayı yapılmaması ve ya ibadete başlanıp yarıda bırakılmasından dolayı kaza ve kefaret kavramları ortaya çıkmıştır. Ramazan orucunun hastalık, seferi olmak, güç yetirememe gibi durumlardan dolayı tutulmadığında kazası gerekir. Birde ramazan orucuna başlandığı halde yarıda bırakarak ibadeti terk etmekten dolayı kefaret yani karşılık olarak yapılması gerekenler vardır.

Ramazan Orucuna Kefaret Gerektiren Durumlar Nelerdir?

 

Ramazan orucunun çeşitli nedenlere bağlı olmaksızın kasten ve keyfi olarak bozulması kefareti gerektirir. Ramazan orucunu kasten bozmaktan dolayı tövbe edilmesi ya da başka bir gün kaza edilmesi yeterli değildir. Bu nedenle ramazan orucuna kefaret olarak kaza ve tövbenin dışında orucun bedelini karşılayacak başka ibadetlerin yapılması gerekir. Ramazan orucunun kefareti için kefareti gerektiren bazı şartlar vardır. Eğer bu şartlar taşınıyorsa ramazan orucu kefareti gerekir. Kefaretin şartları ise şunlardır:

  1. Oruç tutan kişinin oruç tutma konusunda mükellef sayılması gerekir. Yani Müslüman, akıl baliğ ve oruç tutmaya gücü yeten kişilerin oruç tutma mükellefiyetleri vardır.
  2. Oruç tutmak için vaktinde niyet etmek gerekir. Ramazan orucuna niyet konusunda her mezhebin kendine göre görüşü vardır.
  3. Oruç tutan kişinin yolculuk, hastalık gibi mazeretleri olmamalıdır.
  4. Oruç tutan kişinin hastalık, güç yetirememe gibi durumlardan dolayı değil hastalığı yokken ve bile bile orucunu bozmuş olması gerekir.

 

Ramazan orucunu şu durumlardan dolayı bozmak kefareti gerektirir:

  • Bilerek ve mazeret yokken yemek ve ya içmek. Tedavi amaçlı yeme içme de dâhildir.
  • Cinsel ilişkide bulunmak her iki taraf içinde kefaret gerektirir.
  • Ağzın içerisine yağmur, kar, dolu ya da fıskiyelerden çıkan suların gelmesi ve bunların yutulması kefareti gerektirir.
  • Sigara içmek, tütsü dumanını genze çekmek.
  • Pişmemiş et, iç yağı, buğday tanesi ve ya arpayı yutmak ya da tadı gelinceye kadar çiğnemek.
  • Orucu bozmayan şeyler nedeniyle orucun bozulduğunu sanıp orucu bozmak kefaret gerektirir.

Ramazan orucunu bozmak şu durumlarda kefaret istemez:

  • Oruç tuttuğu gün herhangi bir özür olmaksızın orucunu bozan ve aynı gün içerisinde orucu tutmaya engel olan bir durumun görülmesi halinde kefaret gerekmez. Kadınlarda aybaşı durumu, hastalanmak, bayılmak, susuzluktan ölecek duruma gelmek, sefere çıkmak gibi…
  • Tehdit edilerek zorla orucu bozdurulan kişi için kefaret gerekmez.
  • İhtilam olan ve ya ağız dolusu kusan bir kimse orucunun bozulduğunu düşünerek yiyip içerse kefaret gerekmez.
  • İmsak vaktinden sonra ve iftar vaktinden önce yanılarak orucunu yiyen kimseye kefaret gerekmez.
  • Ramazan orucu dışındaki oruçların bozulmasından dolayı kefaret gerekmez.

Ramazan Orucu Kefareti Nasıl Tutulur?

 

Ramazan orucu 30 günün toplamı ile bir ibadet olmaktadır. Yani ramazan günlerinin tamamı bir oruç ibadeti anlamına gelir. Kişilerin ramazan orucundan bir gün tutmaması bütününe zarar vereceği için kefaretin de bir ay olması gerekir. Ayrıca ramazan orucu içerisinde tutulmayan bir günün karşılığı da bir aydır. Yani bilerek orucunu bozan kişinin bu orucu bozmasından dolayı o gün için ödeyeceği kefaret bir ay olmaktadır. Ramazan orucu kefareti tutacak olan kişilerin toplamda 60 gün oruç tutması buradan kaynaklanmaktadır. Ayrıca peygamberimizden gelen bir rivayete göre:

Hz. Ebu Hureyre (ra) anlatıyor:
“Resulullah’a bir adam geldi ve:
“Ey Allah’ın Resulü, helak oldum.” dedi. Resulullah:
“Seni helak eden şey nedir?” diye sorunca:
“Oruçlu iken hanımıma temas ettim.” dedi. Bunun üzerine Resulullah ’la aralarında şu konuşma geçti:
“Azat edecek bir köle bulabilir misin?”
“Hayır!”
“Üst üste iki ay oruç tutabilir misin?”
“Hayır!”
“Altmış fakiri doyurabilir misin?”
“Hayır!”
“Öyleyse otur!” Biz bu minval üzere beklerken, Resulullah’ın içerisinde hurma bulunan bir büyük sepet getirildi.
“Soru sahibi nerede?” diyerek adamı aradı. Adam:
“Benim! Buradayım!” deyince, Resulullah:
“Şu sepeti al, tasadduk et!” dedi. Adam:
“Benden fakirine mi? Allah’a yemin ediyorum, Medine’nin şu iki kayalığı arasında benden fakiri yok!” cevabını verdi. Bunun üzerine Resulullah güldüler ve:
“Öyleyse bunu ehline yedir!” buyurdular.”(2) Buhari, Müslim, Tirmizi

Peygamberimizden gelen bu rivayete göre bozulan orucun kefareti şunlardır:

  • Bir köle azat etmek,
  • İki ay oruç tutmak,
  • Altmış fakiri doyurmak.

Kefaret orucu ara verilmeden tutulmalıdır. Kadınlarda aybaşı halinden dolayı ara verilmesi normaldir. Ancak bu durum bittiğinde ara verilmeden devam edilmesi gerekir. Kefaret orucuna ara verildiğinde geçerli bir mazeret yoksa yeniden başlanılmalıdır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir