Kapat

Mekanın Cennet Olsun Dayıcığım

Ölüm ve Kıyamet parcalacorp 429 views

Siz hiç gözyaşlarınızı ve sümüklerinizi geceliklerinizin kollarına silerek uyandınız mı?Bu sabah benim öyle oldu işte…

Nefesim kesilene kadar ağladım… Hıçkırıklarım beni öldüresiye ağladım..Ne gözlerimin şişmesi umrumdaydı, ne gözyaşlarımın sümüklerime karışması..Şaka mıydı?Böyle bir şaka olmazdı..Olsa olsa rüyaydı..Yok rüya da değil kabus olabilirdi ancak..

Hayatta değer verdiğim yıldızlardan biri kaymıştı artık..Çerkezköy ‘e taşındığımızda onların evine kiraya gelmiştik.Burada babamdan sonra en çok sevdiğim adam oydu..

Küçücük gözleri, bıyıkları , herdaim sakalsız yanakları,bembeyaz gömleğinin üzerine giydiği süvetheri, jilet gibi ütülü kumaş pantolonu, beyaz çorapları ve boyalı ayakkabılarıyla…Elli küsür yaşına rağmen O çok yakışıklıydı..

Çerkezköy ‘ün ilk fotoğrafçısıymış..FOTO ÖZGÜR…Ben o zamanları hatırlamıyorum.Ama bütün küçüklük resimlerimin altında ufacık Foto Özgür yazını görünce gurur duyuyorum dayımla..Hem ilk hemde ilerleyen dönemlerde en başarılı fotoğrafçı..Şimdilerde ise emekli olmuş, tüm çocuklarını okutmuş,Bir oğlunu evlendirmiş,torun sahibi olmuş,diğer oğlunu nişanlamış, 10 ağustosa düğün tarihini koymuş, Çerkezköy ‘ün en güzel düğün salonunu tutmuş,küçük kızını da okutmuş, başarılı bir öğretmen olmasıyla her daim gurur duymuştu..

Rakı içer ancak ağzına şarap sürmezdi.Çoğu kez cila yapardı ama kimseye zararı yoktu.Nakliyecilik yapardı.Alkol kullanmasına rağmen tek bir trafik cezası yoktu.

Herkesin düğününe ailecek katılır,düğün bitmeden gitmezlerdi.

Çok titizdi.En çok neşeli oluşunu severdim.’YERSEN YOĞURT, İÇERSEN AYRAN’ diye bir sözü vardı.

Akşamları evinin önündeki çardakta çay içerdik.O birasını yudumlardı.Mevsim yaz olmasına karşın çok üşürdü.Şeker gibi adamdı.Muhabbet ettikçe dayımla, konuyu uzatmak isterdik.Muhabbeti gerçekten güzeldi..Kimsenin dedikodusunu yapmaz, günlük olayları akıcı dille anlatır , bazende başından geçen olayları hikaye vari anlatırdı..’Yiğenim , yiğenim ,yiğenim’ derdi hep…Bana , kardeşalerime, anneme , babama…En çokta eski anılarını anlatmayı severdi.80’li yıllarda ensesine kadar saçları olduğunu,motoru olduğunu,çok yakışıklı olduğunu söylerdi…Gerçi bunları anlatmasına gerek yoktu, biz zaten tahmin edebiliyorduk..

Sahi define merakı da vardı..Hayali ; (babamla dayımın hayali ) bir gün define bulup gerçekten çok zengin olmaktı..

Doç marka kamyoneti iel nakliyeye devam etmişti son zamanlarda…Evden eve nakliye de yapardı, kıyamadığı romanların kartonlarını da karton fabrikasına götürürdü..

Benim düğünümde öyle güzel giyinmişti ki…Takım elbiseleri, Atatürk baskılı kıravatı ile 20-30 lu yaşlardakiğ gençlere taş çıkarırdı.Şimdi yine gözlerşimin önünde hayali..

Hallaçlı mevkiinde güzel bir yerde arsası vardı..Oraya ufak bir ev yapmış, etrafını çit ile çevirmiş, meyve fidanı ekmiş,bir de köpeğini bırakmıştı oraya…Oraya sürekli gider, köpeğini evini bahçesini çok severdi..Arada haftasonları bizde onlarla beraber gider piknik yapardık.Güler, eğlenir, karnımızı tıka basa doyurur, yine bir sürü anı ile dönerdik evimize..

Dayım çok cömertti.Neye ihtiyacın olursa git iste elinde olanın hepsini verirdi.Yoksa başkasından ister bulur buluşturur sana verirdi..İnsanları sevindirmeyi çok severdi..

Evlendikten sonra bayramda elini öpmeye gittiğimizde çok sevinirdi.Küçük kardeşimin gitmediğini fark edince ‘EŞŞEK HERİF’ derdi yine güldürürdü bizi..

Beş- altı ay önce bir torunu olmuştu..Telefondaki tüm numaraları arayıp ‘DEDE OLDUM BEEN…TORUN OLDU TORUN ADI : DENİZ ARDA EĞİN’ derdi.Sevincini de ne güzel paylaşmıştı…

Bir istiridyenin kıymetli incisini sakladığı gibi Rabbim de onu yanına almıştı..

Mekanın cennet olsun dayıcığım…..

Sosyal Ağlarda Paylaş

{parcalacorp}

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*