İslamda Aile

İslam’da Kadın Hakları Nelerdir

İslam dininin doğmuş olduğu Arap yarımadası kadınların daha doğmadan toprağa gömüldüğü çorak topraklar gibiydi. Fakir olan ailelerin kız çocuklarının olması bir utanç kaynağıydı ve sadece zengin olan aileler kız çocuklarını isteğe göre yaşatabiliyorlardı. Bunun dışında bazı ailelerde kız çocuklarını öldürmüyordu. Kadınlar bir mal gibi görülüyor ve bir erkek diğer bir erkeğe yemek sunar gibi hanımını sunabiliyordu. Kadınlar her zaman köle gibi parayla satılıyor ve şiddet, tehdit, öldürülme gibi duygularla iç içeydiler. Kadınlar eşya gibi görüldüğü için düğün yapma, kadına hediye verme gibi bir lüksleri yoktu. Erkek çocuk vermediklerinde evden atılabiliyor üzerlerine kuma gelebiliyordu. İçkili ortamların tek eğlencesi olan kadınlar adeta fuhuş imkânı olarak görülüyordu. Bazen kabilesi tarafından dışlanan kadınların ölüleri dahi sokak ortasından alınmayabiliyordu.
İslam dini kadının yok sayıldığı türlü kötülüklere maruz kaldığı bir anda geldi ve kadınlara Kaf dağının arkasındaki inci taneleri kadar değer yükledi. Kur’an-ı Kerim’de ve hadisi şeriflerde en fazla yer alan konulardan biri olan kadın hakları İslam ile zirveye ulaştı. Kadınların cahiliye döneminde yaşadıkları olayların birçoğu ise dünyanın çeşitli bölgelerinde daha ağır bir şekilde yaşanıyordu. Kadınlar çoğu zaman erkeklerin hizmetçisi oluyor ve yemek yerken dahi ev gereçlerini kullanmasına izin verilmiyordu. Kadınlar satılıyor, işkencelere maruz kalıyor ve çalıştırılıyordu. Eğlence olması için kadınlar çoğu ülkede çıplak olarak gezdiriliyor ve dışlanıyordu.

 

Peki, İslam Kadınlara Hangi Hakları Sundu?

 

  • İslam dini daha doğumuyla birlikte yerin dibine gömülen canları karanlıktan çıkarıp bugün anne, öğretmen, abla, teyze olma hakkını verdi. “Birisine bir kız çocuğu müjdelenirse, üzüntüsünden yüzü simsiyah kesilir…”(1) Yüzleri simsiyah olan babalar yerine kız evladından dolayı alınları ak gezen babalar ve dayısına gidiyor diye yavrusunun arkasından gözyaşı dökmeyen anneler verdi. Peygamberimiz (s.a.v.) hakları korunarak yetiştirilen kız çocuklarından dolayı babaların cennete gireceğini müjdeledi(2) ve kız çocuklarının doğumuna şükür mahiyetinde kurban kesilmesi geleneği başladı.
  • Kadınların dışarı çıkma hakkı dahi yokken İslam dini kadınların eğitimine önem vermiş ve zaman zaman Peygamberin eşleri mescitte kadınlara öğretmenlik yapmıştır.
  • Kadınların evlenirken düğün isteme gibi hakları yoktu. Ancak Peygamberimiz Hz. Hatice ile evlenirken kadına verilmesi gereken değeri gösterircesine eşine düğün hazırlayarak yemek yedirdi ve eşine hediyeler sundu.
  • Kadınlar evlenirken eşlerini seçemiyor ve velilerinin istediği kişi ile para karşılığı evlendiriliyordu. İslam dini buna da bir ölçüt getirdi ve kızların istemediği kişilerle evlendirilemeyeceğini söyledi.
  • İslam dini kadının kendisine güvence olması için evlilik öncesinde eşinden develer yükünce altın istemesine varıncaya kadar mehir isteme hakkını tanıdı.
  • ‘’Erkekler, kadınların koruyup kollayıcılarıdırlar. Çünkü Allah, insanların kimini kiminden üstün kılmıştır. Bir de erkekler kendi mallarından harcamakta (ve ailenin geçimini sağlamakta)dırlar. İyi kadınlar, itaatkârdırlar. Allah’ın (kendilerini) koruması sayesinde onlar da “gayb”ı korurlar. (Evlilik yükümlülüklerini reddederek) başkaldırdıklarını gördüğünüz kadınlara öğüt verin, onları yataklarında yalnız bırakın. (Bunlar fayda vermez de mecbur kalırsanız) onları (hafifçe) dövün. Eğer itaat ederlerse, artık onların aleyhine başka bir yol aramayın. Şüphesiz Allah, çok yücedir, çok büyüktür.’’(3) bu ayeti kerime ile kadınların korunması gerektiği söylenmiş ve koruyucu olarak da erkeklerin eşlerine öğüt vermeleri emredilmiştir. Onlarca işkenceye maruz kalan kadına bir koruma verildiği gibi işkencelerinde önü kesilmiş ve kadının rahat edeceği bir ortam sunulmuştur.
  • Kadınların bütün hallerini düşünen İslam dini cinsel ilişki sırasında da kadınları düşünmüş ve eşini doyurmadan kendini doyuran erkekleri horoza benzetmiştir. Hayvana benzetilen bu erkekler hakkında Gazâlî, Ihyâ N/52 bakılabilir.
  • Kadının çalışması yerine bu sorumluluğu da erkeğe yükleyen İslam dini karısının nafakasını getirmeyi, ihtiyaçlarının dışında sağlık giderleri de karşılamak erkeğe aittir. Kadın yemek yapmayı bilmiyorsa bilen bir hizmetçi tutmak da erkeğin görevidir. İslam dinine göre kadın ev işleri yapmakla da yükümlü değildir.
  • Kadının ailesi ile haftada bir kere görüşme hakkı vardır. Buna engel olan koca bu hakkı çiğnediği için günah kazanır. Çünkü sıla-i rahimi kesmiş olur.
  • Kadının dinen meşru olan ve kocasının haklarına ihlal etmeyen işlerde çalışma hakkı vardır.
  • Kadın vefat ettiğinde kefen parası dahi erkeğe aittir.
  • Kadınlar sevilmiyor olsa dahi İslam dini “…Onlarla (zevcelerinizle) iyi geçinin. Şayet onlardan hoşlanmadınızsa (sabredin). Olur ki bir şey hoşunuza gitmez de Allah (ü Teâlâ) onda birçok hayır takdir etmiş bulunur. (Olur ki Allah size onlardan hayırlı evlâd ihsan eder, yahut, aranızda muhabbet oluverir).” (4) kadınlara nasıl davranılması gerektiğini ayetleri ile açıklamıştır.
  • Kadınların meşru daire içerisinde sosyal olmalarına izin vermek, yeteneklerini göstermelerini sağlamak ve hayır işlerinde yer almalarına hak tanımak İslam tarafından kadınlara verilmiş olan haklardandır.
  • “Sizin en hayırlınız hanımına karşı en iyi olandır.”(5) Kadınlara eşleri tarafından nasıl davranılacağı da İslam dini tarafından belirlenmiştir.
  • Kadının mirastan pay alma hakkı vardır.
  • Belirli durumlarda kadının boşanma hakkı vardır.
  • Kadının şahitlik yapma hakkı vardır.
  • Kadın erkek için bir hazinedir ve her zaman korunması gerekir.

Kaynaklar

(1)Nahl, 58
(2)İbn Mace, Edep
(3)Nisa, 34
(4)Nisa, 19
(5)Tirmizi, İbn Mace

Related Articles

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir