İslami Bilgiler

İman ve İmanın Önemi

Arapça a-me-ne kelimesinden türeyen ve kabul etmek, onay vermek, benimsemek gibi anlamlara gelen iman, Allahu Teâlâ’nın Hz. Muhammed (s.a.v.)’e göndermiş olduğu bütün hükümlere inanarak, inancını da kalp ile tasdik dil ile ikrar ve amel ile göstermesi anlamına gelmektedir. İman konusunda en önemli kaynak Cibril hadisi olarak gösterilmektedir. Bu hadisi şerife göre bir gün bembeyaz giyimli, üzerinde seyahat eseri bulunmayan ve saçları siyah bir zat çıkıp geldi. O sırada Peygamber (s.a.v.) ve ashabı oturuyor idi. Bu zat Peygamberimizin karşısına oturarak ellerini uylukların üzerine koydu ve Peygamberimize ‘’İslam nedir?’’, ‘’İman nedir?’’, ‘’İhsan nedir?’’ gibi sorular sormaya başladı. Konumuzla alakalı olan ‘’İman nedir?’’ sorusuna ise Peygamberimiz (s.a.v.) şu cevabı vermiştir:

‘’Allah’a, Allah’ın yaratmış olduğu meleklere, göndermiş olduğu kitaplara, peygamberlerine, ahiret gününün varlığına ve kadere, hayır ve şerrin Allah’tan geldiğine inanmaktır.’’(1) bu hadisi şerife göre İman etmenin 6 şartı da belirlenmiş olmaktadır. Ancak imanın ne olduğu amellerin imandan bir parça olup olmadığı İslam âlimleri tarafından tartışılmıştır.

İman kişinin kalbine atılmış bir tohumdur. Kişi iman şartlarını kabul ettiği andan itibaren kalbinde iman kök salar. İmanın sağlamlaştığı yerde dallar İslam olarak çıkar. İslam ise teslim olmak ve dini dil ile söylemek demektir. İslam kısmında kişiler iman ettikleri şey hakkında bilgi sahibi olurlar. Amel ise dalları çıkan ağacın meyvesi hükmündedir. İman eden kişi amellerini yerine getirirse ağaç meyve verir. Hanefi fıkhına göre yapılan bu taksimde iman en önemli yerdedir ve İslam dini için iman şarttır.

İman etmeyen biri iyilik yapabilir ancak iman etmediği için yaptığı iyilik boşa gitmiş olur. Bu bakımdan her hayrı yerine getirirken iman üzerine yapmak gerekir. Kur’an-ı Kerim’de ise bu konuda ‘’İman edip yararlı işler işleyenler, onlar cennet ehlindendir. Onlar orada ebedi kalırlar.’’ (2) buyurulmuştur. Buna göre iman etmek amelleri de geçerli kılan bir anahtardır.

‘’Ey iman edenler! Allah’a, Peygamberine, Peygamberine indirdiği Kitab’a ve daha önce indirdiği kitaba iman (da sebat) ediniz. Kim Allah’ı, meleklerini, kitaplarını, peygamberlerini ve kıyamet gününü inkâr ederse tam manasıyla sapıtmıştır.’’(3) Bu ayeti kerimeye göre imandan herhangi bir cüzü inkâr etmek ve ya yok saymak imanın zıttı olan küfrü icap eder. Allah’ın iman etmemizi istediği şeylere toptan iman etmek kadar tafsili olarak da iman etmek gerekir. Mesela Kitaplara iman eden bir kimse Kur’an-ı Kerim’den bir ayeti kerimeyi ya da bir ayetin bir harfini bile inkâr etse iman etmiş olmaz. İman meselesi tamamen kabullenmeyi ve tasdik ederek yaşamayı kabul eder.

 

Kaynaklar

(1)Buhari, Müslim

(2)Bakara, 82

(3)Nisa, 136

Related Articles

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir